|
Berlin´de
Kürt Sorunu Tartışıldı
Berlin´de,
Federal Parlamento´da düzenlenen “Türkiye Değerlendirme
Toplantısı”nda Türkiye-AB ilişkileri ve Kürt
sorunu yoğun biçimde tartışıldı.
Konferansa PNK-Bakur, KOMKAR, IMK ve Demokrasi ve
Kürt Sorununa Çözüm Girişimi temsilcileri de katılıp
birer konuşma yaptılar.
2-3
Kasım günleri yapılan bu konferansın ev sahipliğini,
Federal Parlamento´da grubu bulunan ve son Berlin seçimlerinde
önemli bir başarı sağlayan Demokratik Sosyalizm
Partisi yaptı. Konferansa ülkeden ve yurt dışından
birçok Kürt ve Türk örgütü davet edilmişti.
Konferansın
hazırlık sürecinde PDS Parlamento grubu adına,
Almanya´nın Türkiye politikası ve Türkiye Almanya
ilişkileri üzerine hazırlanan 4 Akim 2001 tarihli
tezlerde, Avrupa Birliği adaylığının
Türkiye için tarihi bir fırsat olduğu, bunun için
de demokratikleşme ve Kürt sorununun barışçı
çözümü yönünde köklü reformlar yapması gerektiği
belirtilerek şu somut öneriler yapılmaktaydı.
·
Türkiye´de
insan hakları ve temel özgürlükler, özellikle toplantı,
gösteri, örgütlenme, düşünce, basın ve inanç özgürlükleri
tam olarak sağlanmalıdır;
·
Azınlık
hakları tanınmalı; Tüm etnik grupların
kültürel varlıklarına saygı gösterilmeli ve
gelişmelerine yardımcı olunmalı; Kürt
sorununa barışçı bir çözüm bulunmalı;
Türkiye´nin devlet yapısı ademi merkeziyetçiliğe
uygun biçimde değiştirilmeli;
·
Ölüm
cezası kaldırılmalı, cezaevlerindeki sistem
insanileştirilmeli ve mevcut işkence uygulamasına
son verilmeli;
·
Milli
Güvenlik Kurulu ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmalı;
·
Kürt
bölgesindeki olağanüstü hale son verilmeli ve kendilerine
özyönetim hakkı tanınmalı;
·
Komşu
ülkelerle, özellikle de AB üyesi Yunanistan´la ilişkiler
barışçı bir temelde yürütülmeli.
Sözkonusu
açıklamada yine, bu hedeflere ulaşmak için Almanya´nın
Türkiye üzerinde etkisini kullanması istenmekte idi.
PDS
açısından böylesi bir perspektifle başlayan
Konferansın açılışını PDS milletvekili
Heidi Lippmann yaptı. İlk gün tartışma
gündeminde iki konu vardı: “Türkiye´de insan hakları
alanında gelişmeler” ile “Türk-Alman ilişkileri
ve NATO stratejisi.”
İnsan
haklarıyla ilgili bölümde, Türkiye´deki İnsan Hakları
Derneği adına Avukat Ercan Kanar ile merkezi
Bonn´da olan Kürdistan İnsan Hakları Derneği
(IMK) adına dernek başkanı Sertaç Bucak
da birer konuşma yaptılar.
İkinci
Gün Kürt sorunu ile Göçmenler sorunu, entegrasyon ve kültür
sorunları tarışıldı.
Kürt
sorununa ilişkin bölümde, Kürdistan Sosyalist Partisi´nin
(PSK) de aralarında bulunduğu Kürdistan Ulusal Platformu
(PNK-Bakur) adına Ziyaddin Saidpur bir konuşma
yaptı. Platform´un PKK dışındaki Kuzeyli
sekiz Kürt örgütünü kapsadığını belirten
Saidpur, AB´nin Katılım Ortaklığı
Belgesi´nde Kürt sorununun adı ve gerçek boyutlarıyla
ele alınmamış olmasını eleştirdi,
Türkiye´nin buna rağmen AB´yi oyaladığını,
Kopenhag Siyasi Kriterleri´ni yerine getirmediğini söyledi.
Ayrıca, bu dönemde de Kürtlere karşı süregelen
baskı politikasını, Kürt halkının
istemlerini ve Kürtlerin AB´den beklentilerini özetle dile
getirdi. Bu konuşmanın tamamı internet sayfamızda,
“Türkiye-AB İlişkileri ve Kürt Halkının
İstemleri” başlığı altında
verilmiştir.
Konferansın
bu bölümünde Demokrasi ve Kürt Sorununa Çözüm Girişimi
adına toplantıya katılmış olan İbrahim
Güçlü de bir konuşma yaptı ve İnsiyatifin
amaçları ve yapısı ile ilgili olarak bilgi
verdi. İnsiyatif´in, Kürt sorununun çözümü için geniş
bir yurtsever tabana dayanan demokratik bir parti olmayı
amaçladığını, sosyalistleri, sosyal demokratları,
liberalleri, dindar yurtseverleri biraraya getirmeye çalıştığını
söyledi. Daha sonra da Kürt halkının durumuna, son
yasal değişikliklere ve çözüme ilişkin görüşlerini
dile getirdi.
Bu
bölümde HADEP ve KNK de çağrılı olarak konuşma
yaptılar. Ancak PKK resmen çağrılı değildi.
Buna karşılık, PKK Başkanlık Konseyi
adına kaleme alınmış bir metin okundu.
Sivil
Toplumun güçlendirilmesi bölümünde Prof. Udo Steinbach,
Feleknas Uca (Avrupa Parlamentosu üyesi) ve Türkiye´den
eski büyükelçi Gündüz Aktan birer konuşma yaptılar.
Aktan konuşmasında 30 yıllık diplomatlığı
sırasında zorunlu olarak kendi devletinin görüşlerini
dile getirdiğini ve bugün de aynı şeyi yapacağını
söyleyerek, dolaylı biçimde de olsa, gerçekleri dile
getiremiyeceğini itiraf etti. Böylece o, insan hakları,
demokrasi ve Kürt sorunu ile ilgili olarak gerçekleri bir
kez daha gizlemek zorunda kaldı.
3
Kasım günü ögleden sonra yapılan ikinci oturumda
göçmenler ve entegrasyon sorunları tartışıldı.
Bu bölümde KOMKAR adına Başkan Fettah Timar
bir konuşma yaptı. YEKKOM ve Federal Almanya´daki
diğer bazı demokratik örgütler adına da konuşmalar
yapıldı.
Konferans
genel hatlarıyla olumlu geçti ve sonuçların, ağırlık
kazanan öneri ve tespitlerin bir rapor haline getirilip Federal
Parlamentoda tartışılması benimsendi.
4 Kasım tarihli kimi Türk gazeteleri konferansa yer
verdiler, ama, her zaman olduğu gibi, yine salt PKK edebiyatı
yaptılar ve kendi sözcülerinin, Aktan´ın sözlerini
manşetlere çıkarıp kofça övündüler. Konferansa
başka kim katılmış, ne demiş, değinmediler.
Yani Türk halkından ve elbet Kürt halkından da,
gerçeği gizlediler. PKK basınına gelince, o
da salt kendi örgütlerine yer verdi ve örneğin PNK, KOMKAR,
IMK ile Demokrasi ve Kürt Sorununun Çözümü için İnsiyatif´in
katılımından hiç söz etmedi. Yani o da sömürgeci
rejimi bir kez daha taklit ederek gerçekleri gizledi ve çarpıttı..
|