|
Provokasyonlara Karşı Uyanık
Olmalıyız
Kürdistan Sosyalist Partisi-PSK, İnegöl ve Dörtyol’da
Kürtlere yönelik gerçekleştirilen linç eylemlerine ilişkin
olarak yayınladığı bildiride, AKP hükümetinden
Batı’da yaşayan Kürtlerin can ve mal güvenliğini
sağlamak için gereken tedbirleri almasını istedi.
PSK bildirisinde şu görüşler yer verildi:
Ergenekon davasında önemli gelişmeler yaşanıyor.
Şu anda görevde olanlarında aralarında bulunduğu
102 yüksek rütbeli subay hakkında mahkemece tutuklama
kararı verildi.
Daha öncesinde de Ergenekon davasında zanlı ve
tutuklu olan subayların kendi aralarındaki telefon
konuşmaları basına yansımıştı.
Subaylardan birisi, telefonda, komutanından “bizimkilere
zayiat verdiriyorlar” dediği Heronların koordınatlarının
değiştirilmesini ya da düşürülmesini istiyor.
Ergenekon davasında yaşanan gelişmelerden,
her iki kesimdeki savaş yanlıları arasındaki
derin ilişkilerin basına yansımasından
rahatsız olan askeri vesayet yanlıları, ırkçı,
şoven ve militaristler, statükoyu korumak amacıyla
her türlü yol ve yönteme başvuruyorlar.
Öte yandan 12 Eylül faşist döneminin ürünü olan Anayasa’da,
vesayet sisteminde çatlaklar açacak kısmi değişimi
öngören değişiklikliklerin halk oyuna sunulacağı
tarih de yaklaşıyor.
Anayasa değişiklikleri için yapılacak refarandumunu
engellemek ya da değişikliklerin reddedilmesini
sağlamak amacıyla, Kontrgerilla başta olmak
üzere devletin derinliği faaliyete geçti.
Bu amaçla geçmişte, “6-7 Eylül 1955 Olayları”,
Mersin’de “Türk bayrağını yakma” ve benzeri
olaylarda olduğu gibi, Kürt düşmanlığı
körükleniyor, etnik gerginlikler kışkırtılıyor.
Cemil Çiçek, Vahit Erdem, Kürşat tüzmen gibi bazı
AKP’liler de, Başbakan ve öteki parti yetkililerinin
suskunluğu eşliğinde, kaynatılan kazanın
altına odun atıyorlar.
Bursa’nın İnegöl ilçesi ile Hatay’ın Dörtyol
kazasında Kürtlere yönelik linç girişimlerinin arkasında
hiç kuşkusuz bu güçler, bu tür eylemleri örgütleme konusunda
bir hayli tecrübeli olan ve bu alanda deneyimli kadroları
bulunan Kontrgerilla var.
Gelişmeler, Ergenekon davasını akim hale getirmek,
refarandumdan hayır çıkmasını sağlamak
amacıyla benzeri olayların devam ettirileceğini
gösteriyor.
Bu nedenle Batı’da yaşayan Kürtlerin can ve mal
güvenliğini korumak, herşeyden ve herkesten önce
AKP hükümetinin görevidir.
Hükümet, hükümet gibi davranmalı, Batı illerinde
yaşayan Kürtlerin can ve mal güvenliğini sağlamak
amacıyla gerekli tedbirleri almalı, İnegöl
ve Dörtyol’da Kürtlere yönelik linç girişimlerinin sorumlularını
açığa çıkartmalı ve hesap sormalıdır.
AKP hükümeti, “ 301 Cemil” ve avanesine kulak asmadan, “taş
atan çocuklar” sorununda olduğu gibi, gerginliği
giderecek demokratik adımları atma iradesini ortaya
koymalı, askeri operasyonlara son vermeli, değişim
ve demokrasi konularında legal Kürt muhalefeti, barış
ve demokrasi yanlısı güçlerle işbirliği
yapmalıdır.
PKK, sivil toplum örgütleriyle özgürlük ve barış
yanlısı güçlerin çağrılarına kulak
asmalı, vesayet yanlısı statükocu güçlerin
işini kolaylaştırmak öte hiç bir faydası
olmayan silahlı eylemlerine son vermeli, “parmağını
tetikten çekmelidir.”
Provokasyonları boşa çıkartmak, oynanmak istenen
oyunları bozmak, militarist, şoven ve ırkçı
kesimlerin heveslerini kursaklarında bırakmak, güçlerin,
barış, demokrasi ve değişim yanlılarının
elinde.
Ele ele vererek, birlikte mücadele ederek, sağduyulu
ve soğukkanlı davranarak bunu başarırız.
27 Temmuz 2010
PSK-Kürdistan Sosyalist Partisi
|